17 Ağustos 2020 Pazartesi

Doğu rehberi

 

  Güzel bir sabahtan daha herkese merhabalar. Bugün sizlere üzerinde yaşadığımız topraklardan yani Anadolu’dan bahsedeceğim. Ayrıca eğer ki bu makaleden sonra vaktiniz yeterse lütfen tren ile Erzurum gezisi konulu makalemizi de okuyun.

Ülkemize bulunduğu topraklar üzerinden bir değerlendirme yapmak istersek karşımıza Anadolu ve onun esrarengiz tarihi çıkmaktadır. Anadolu bulunduğu bölge yani Avrupa ve Asya’nın arasında köprü olması sebebiyle tarihi açıdan her dönem önemli bir yer teşkil etmiştir. Bu yüzden Anadolu’yu incelerken coğrafi konumuna değinmemek olmaz.

   Öncelikle şundan bahsedelim. Anadolu’nun gerek Türklerin iktidarda olduğu dönemlerde gerekse Türklerden önceki toplulukların yönetimindeki dönemlerinde kültürel yapısı oldukça sık sık değişmiştir. Bu yüzden Anadolu’yu incelerken dağınık bir biçimde inceleyeceğiz.

   Anadolu’nun en önemli özelliği iki kıtanın arasındaki bir köprü olması sebebiyle sürekli olarak göç alan bir bölge olmuştur. Dolayısıyla Anadolu tarih boyunca birçok ırk, kültür, din gibi unsurların bir arada yaşandığı ve yüzyıllarca bir arada barındığı önemli bir merkez haline gelmiştir. Elbette ki bu kadar çok kültürün bir arada bulunmasından bir gereksinim olan kanunlara değinmezsek olmaz.

   Ayrıca eğer rehbere ihtiyacınız varsa sizlere Bilal Çağatay Erentürk’ü tavsiye edebilirim. Kendisine bu telefon numarasından ulaşabilirsiniz. 0533 517 98 59 Ayrıca bu rehbere internette kars gezi rehberi başlığı altında görebilirsiniz.

   Anadolu’ya baktığımızda iki büyük devletin egemenliğinde bulunan önemli topraklar görüyoruz. Anadolu’yu anlamak için bu iki devleti karşılaştırarak ilerleyeceğiz. Bunlardan birincisi Türklerden önce yüzyıllarca Anadolu’da hüküm sürmüş olan Doğu Roma yani namı değer Bizans İmparatorluğudur.

   Bizans’ın bu topraklarda hüküm sürmüş olduğu dönemlerde iyi yazılmış kanunlar bir tarafa Anadolu halkları ağır vergiler ve kötü yaşam şartları altında ezilmekten bihrap düşmüştü adeta. Bizans Türklerle kıyaslandığında halklara zulüm etmiş, halkalara ağır vergiler uygulamış ve bir korku yaratmıştır. Kelimelerle dahi cehennem gibi olan bu şartların gerçeğini tahmin bile edemiyoruz işin doğrusu.

   Türkler 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu’ya ayak bastıktan sonra ve yavaş yavaşta bu bölgeye yerleşmeye başladıktan sonra Anadolu halkları Türklerin gelenek göreneklerini çok sevmiş ve Türklere kanları çabucak ısınmıştır. Türklerin bu topraklarda kurduğu iki önemli devletten birisi olan Anadolu Selçuklu Devleti Türklerin Anadolu’ya kök salmasını sağlayan ana devlettir.

  Zamanında devletin kuruluşundan yıkılışına kadarki dönemde Anadolu’ya birçok alanda verdikleri hizmetlerle Anadolu halklarını canı gönülden Türklere bağlamışlardır ve bu sayede kurulacak olan Osmanlı Beyliği’nin de önünü açmışlardır.

   Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra kurulan Osmanlı Beyliği de çok kısa bir zaman zarfında bir imparatorluk haline gelerek Türklerin bu topraklar üzerinde altı yüz yıllık bir hükümranlık sürmesini sağlamışlardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder